Davranışlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İç Ses

Gönderen Mammares


                                         
   Hiç bir insan özgün değildir, hepimiz birbirimizin kopyasıyız aslında. İnsan dünyaya geldiğinden itibaren bazı kurallar ve ahlak çerçevesinde yetiştirildiğinden dolayı davranışlarının özgün olması beklenemez. Her insan yetiştiği çevre, aile ortamı ve arkadaş çevresi etkisiyle bir takım doktrinler altında kişisel gelişimini tamamlamaya çalışır. Fakat tüm bu etkiler göz önünde bulundurulurken kişinin öz kişiliği hep göz-ardı edilir. Kişisel davranış bozuklukları çeken insanların temeline inildiğinde bu tarz durumların görülmesi aşikardır.
  Ahlak kuralları ve kişinin kendi doğruları bazen kısasıya çelişir. İnsanlar başkalarını değerlendirirken kendi doğrularından sıyrılıp ahlaki ögelerle başkalarını değerlendirmeleri çok yanlış bir şeydir. Bu duruma en iyi örnek teşkil edecek durum, gençliğini fuzuli işlerle çar-çur edip yaşı kemale eren birisinin gençlere öğütler yağdırıp, ahkam kesmesidir. Bu durum ahlaki kurallar bütünüyle bütünleşirken kişinin kendi iç ahlakıyla çelişir ve tesir noktasına geldiğimizde ise koca bir fiyaskodan öteye gidemez.
   Diğer bir olgu ise ahlaki kuralların her zaman doğru kabul edilmesinin müsbet bir şey olmaması hakkındadır. Ahlak kuralları genele hitap eder, bireysel olarak hiç bir şeydir. Şayet insanlarla bağlantısını kesmiş, tek başına yaşayan birisi için ahlak diye bir mefhumdan söz edemeyiz. Bu yüzden bir ahlaki olguyu bir kişi üzerinde zor kullanarak yaptırmak istediğimizde kişinin bunu istemeyerek yapması halinde çok yapmacık durumlar meydana gelebilir. Bu ve bu gibi durumları az-çok hepimiz yaşamışızdır.
   Genelleme yaparsak kişinin kendi duruşunu ortaya koyabilmesi için ahlaki olgular ve kendi doğruları arasındaki ince çizgiyi iyi tespit etmesi gerekmekte aksi takdirde kişisel davranış bozuklukları, yapmacık davranışlar ve kişisel gelişim kitapları arasındaki kendimizi arayış serüvenimiz devam eder..