Yazmak

Gönderen Mammares


  En zor meslek yazar olmaktır ve yahut meslek yerine uğraşı kelimesini de kullanabiliriz. Bir şeyler karalamak, boş bir kağıda içini dökmek insanı o denli rahatlatır ki kuş gibi hafiflediğini hissedersin çünkü kimse dinlemez seni, şayet dinlese bile dinliyor gibi görünür sadece. Senin hissettiklerini, senin duygu yüklü cümlelerini, hissiyatını ifade edip; karşıdaki şahsın en az senin kadar bu his kervanına katılması çoğu zaman mümkün olmaz. İnsanlar bu yüzden hissettiklerini kağıda döker, kendisiyle aynı duygularını hisseden bir başkası var mı sorusunun cevabını bulabilmek için bu külfetli uğraşa girişirler. Uzaktan bakan bir insan yazmak uğraşını çok basite indirgeyip müstehzi tavırlarla küçük görebilir fakat yazmak başlı başına bir mücadeledir.
  Yazmak hayata karşı dik durmaktır, yazdıkların ve yazacaklarınla bir olmaktır. Yapılan tüm yıkıcı ve yapıcı eleştirilere göğüs germektir. Bir çok insanın konuşmaktan bile çekindiği toplumumuzda düşüncelerini kağıda döküp başkaları ile paylaşmak başlı başına bir cesaret öyküsüdür.
  En az yazmak kadar iyi bir okur olmak da önemlidir. Okur-yazar kelimesinin somut anlamından sıyrılıp kaabiliyet vasfıyla nitelendirdiğimizde ekseri kısmın bu gruba girmediğini görürüz.
   Okumak ve yazmak farkındalıktır. Hayatın rutin akışı arasında bir mola verip bir şeyleri farketmek, bazen gülümsemek bazen çok uzaklarda olan bir olay karşında üzülmek, oradaki insanların duygusuyla hem-hal olabilmektir. Kısacası yaşamanın, hayatın farkına varabilmektir. Sıradanlıktan sıyrılıp düşünme yetisine sahip olabilmektir, düşüncelerin önyargılarla değil de akıl potasında eritilerek daha makul fikirler üretebilmektir.
   Sonuç olarak bahsetmek isteğim asıl olguya gelecek olursak bazı şeyleri yapmak veya yapabilmek sizleri daima bir adım önde ve diğer insanlardan farklı bir konumda olmanızda temel etken olacaktır.

1 yorum:

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil